ÜMİT’E NE OLDU

Fatma Hanım kocasını kaybettikten sonra yeniden evlenir. Yalnız Fatma Hanım bu evlilikten istediğini bulamaz. Yeni kocası Fatma Hanım ve oğlu Ümit’e iyi davranmaz. Evde sürekli olarak şiddete maruz kalan Fatma Hanım bir gece sarhoş kocası tarafından oğlu ile beraber sokağa atılır. Fatma Hanım parka gidip ne yapacağını düşündüğü bir esnada bir anlık dalgınlık sonucu oğlu Ümit’i kaybeder.

Yapım: TGRT
Tür: Macera, Aile
Yazan: Tayfun Türkili
Yöneten: Ümit İsmailoğlu
Ses Kayıt: Ahmet Atalay
Kurgu: Halil Gültekin

Seslendirenler
Ümit: Neslihan Gürgün
Fatma: Binnaz Möröy
Kömiser: Doğan Bavli
Polis: Haluk Kesim
Hatice: Zümrüt Erkin
Kemal: Cengiz Peksoy
1. Hırsız: Doğan Albay
2. Hırsız: Orhan Kemal Aydın
Anlatan: Osman Kaplan

0 thoughts on “ÜMİT’E NE OLDU

  1. Bakın tamam kumar çok kötü Allah kimsenin başına vermesin ,yalnız içki konusunda tamam kötü bir alışkanlık fakat her anne baba içki içiyor diye bu kadar kötü olmaz benim sülalem hayatları boyunca içtiler bu arada çoğu da namazın da kıldı ibadetini de yaptı. ama ne bir tanesi çocuğunu sokağa attı ne eşini dövdü sokağa attı nede çocuklarını aç bıraktı. lütfen içki övün demiyorum ama bu kadarda kötülemeyin. siz rüşvet alanları , yolsuzluk yapanları , karısını aldatanı çocuklara sapıklık yapanları hırsızlık yapanları için bir arkası yarın yapın , ozman kıyaslayın içki içen mi kötü yoksa bu dediklerimi yapanlar mı?

    1. Mustafa Bey görüşlerinizi bizim ile paylaştığınız için teşekkürler.
      Her şeyden önce bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Biz radyo tiyatrosu yapmıyoruz. Hatta biz diye bir şey yok ben varım. 🙂 Sabah 6.30 işe gidiyor akşam 19.30 da eve geliyor, eğer kendimi çok yorgun hissetmiyorsam dinlediğim radyo tiyatrolarından bazılarını paylaşıyorum. Ben sadece radyo kanalları tarafından yapılmış radyo tiyatrolarını yapımcıların yayın haklarına saygı göstererek takipçilerimiz ile paylaşıyorum. bunu yaparken de gruplara ayırıyor, seslendirenlerin listesini çıkartıyorum. Bunu yapmaktaki amacım hem radyo tiyatrosu sevenlerin istedikleri oyuna daha rahat ulaşmasını sağlamak hem tekrar dinlemek istediğim (bazen oyunların adını hatırlayamıyorum oyun açıklamalarının içine kendim için ipuçları koyuyorum. bu sayede tekrar dinlemek istediğim oyunları rahatça bulabiliyorum.) oyunları rahatça bulabilmek.
      Sitemizde Atatürk ilke ve inkilaplarına aykırı olmadığı, inancımız ile ters düşmediği ve ahlak yapımıza aykırı olmadığı sürece her türlü oyuna yer vermeye çalışıyorum.
      Bahsettiğiniz tarzda oyunlar yayınlamıyorsak bunun nedeni o tarzda oyunlar yapılmadığı içindir. Ama bir tane oyun vardı TGRT FM yapımı “Hicran” (siteye eklenmiştir) Bir baba hasta kızı için bir dernekten yardım istiyor. Dernek Hicran için kampanya başlatıyor ancak sadece belli bir yüzdesini hicrana veriyordu. Yardım derneklerinin içyüzünü gösteren güzel bir oyundu.
      Sitede radyo tiyatrosu dışında mevzular hakkında konuşmayı pek istemiyorum ama içki ve diğer mevzular ile ilgili konuşmak gerekirse; Ben şahsen kötüleri, kötülükleri küçük büyük diye ayırmaya karşıyım. İçki rüşvet kadar, karını aldatmak kadar kötü değil dersin, adam içer arkadaşını öldürür, birine tecavüz eder herşey tersine döner. sizin evde şimdiye kadar bir sorun teşkil etmemiş olması başka yerlerde de etmeyeceği anlamına gelmez. Benim bir arkadaşım düğünde pompalı ile havaya nasıl ateş ettiğini anlatıyordu. Ne yapıyorsun birini öldürecen dedim. Yok ben bilinçliyim dedi. Beş dakika sonra düğünde hava ateş ederken bilmeden elektrik tellerini nasıl koparttığını anlattı. Bizim ülkede insanların bilinç seviyesi, bilinçli olmaktan anladığı bu kadar. Bu yüzden ben bilinçli içiyorum mantığına karşıyım.
      Olaya bir de farklı yönden bakalım insanlar içince sapıtıyorsa neden Amerika’da insanlar beyzbol, basket maçını ellerinde içki ile izlemelerine rağmen bir olay olmuyor, güle oynaya maçlarını izliyorlar sonra olaysız dağılıyorlar da bizde içki içilmeyen futbol maçlarında küfürler havalarda uçuşuyor, insanlar tekme tokat birbirlerine giriyorlar. Artık bizim toplum olarak başımızı ellerimizin arasına alıp, biz neden böyleyiz diye düşünmemiz gerekiyor bence.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir